Ufak bir hesap hatası bile bizi yolumuzdan alıkoyamadı.
Neydi bu hata
Her şeyi saat saat planlayan ekibimiz konaklama için otele telefon açıp yer ayırtmayı unuttu.
Yolculuk vakti geldi çattı.
Sonra ne mi oldu ne olacak biz kere yüzümüzü batıya döndük azmin elinden ne kurtulur misali Marmara olmazsa Karadeniz olur diyerekten haftalardır Çanakkale Enez ile ilgili yapılan planları bir çırpıda Kırklareli İğneada olarak değiştirdik. Kısacası B planı uygulamaya alındı.

Cumartesi günü her şey hazır zıpkın gibi fişşek gibi çıkış saatimizi bekliyoruz ama kader bir kere bu programın aksaması yönünde ağlarını ördü ya son dakikada bana iş çıktı. Tam 1,5 saat rötar ile saat 13:00 de yolumuza koyulduk. İstikamet İğneada marş marş.
Yaklaşık 3 saat sonra Kırklareli Vize de ilk molamızı verdik. İyi bir köfteci arayışı içerisinde esnafın da telkinleri ile “Bedri Baba” salaş köfte dükkanına doğru yöneldik. O sırada ben arkadaşların yanında yoktum. Fakat 2 dakika geçti geçmedi onlar benim yanıma geri geldiler. 3 arkadaştan 2 si daha oturmadan kafayı bulmuştu. İçmeden sarhoş eden bir mekanmış. Eee malum bulunduğumuz bölge içici içemeyenler de içenlerin kokusu ile kafayı bulabiliyor. Neyse vasat bir mekanda vasat bir yemek yiyerek yolumuza devam ettik. Saat 17:10 da önceden rezervasyonumuzu yaptırdığımız Afra Otele ulaştık. İlk izlenim önemlidir derler ya. Resepsiyon 4 cevval erkek görünce biraz şaşırdı ne de olsa aile mekanına gelmiştik. Tedirgin bir şekilde odamızı gösterdi. 4 kişi 3 yatak 1 oda nasıl olacak demeyin bir şekilde halloldu.
Saat 17:30 vakit kaybetmemek lazım çünkü tatil 1,5 gün, doğruca deniz kenarına o da ne deniz değil okyanus kenarı maşallah azgın dalgalar sahili dövüyor. Girelim girmeyelim muhabbetleri arasında Hüseyin ilk cesaretli arkadaş oluverdi ve suya ilk adımlarını attı. Hüseyin için küçük fakat bizim için büyük bir adımdı ne de olsa ilk ayağı suya sokmuştuk. Arkasından ben de suya girmeye karar verdim ve derken kayış koptu ikimiz hızlıca dalgaların arasına karıştık. Sahilde bekleyen ikili (Yalçın ve Fatih) bizi kamera ile kaydededurdun biz dalgalar ile boğuşmaya başlamıştık bile. Sonradan videodan izleyip öğrendik ki bunlar adasında hadi biz de girelim, valla çok zevkli görünüyor o kadar da soğuk değil galiba gibi cümleler kurarken biz yüzme ile dayak yeme arasında dalgalar ile debeleniyorduk. Çok geçmeden kalan ikili de suya daldı. 1 saat kadar kah yüzdük kah dayak yemişcesine dalgalarla boğuştuk.
7 gibi bizim okey liginin son hafta karşılaşmasına başladık. Gerçi dananın kuyruğu benim için bir önceki hafta kopmuştu. Sonuncu olarak diğer üç arkadaşın çekişmesini izledim. Biraz oynadıktan sonra kalanını yemekten sonra devam etmek koşulu ile akşam yemeği molası verdik. Kötü bir akşam yemeği ardından bizim maçın galibi belli oldu. Usta ve tek şoförümüz Yalçın 11 haftanın sonunda toplamış olduğu 20 puan ile birinci oldu. Kendisini bir kez de buradan kutluyorum.
İkinci gün sabah kahvaltısı ardından saat 12 ye kadar yine dalga deniz kum güneş arasında gittik geldik. Saat 12:40 da tekrar yola koyulduk. Yeni istikamet Kırklareli Demirköy ilçesinin Sarpdere Köyü sınırları içerisinde Dupnisa Mağarası. Yolda bir ara böğürtlen yeme molası verdik. Bayaa da bir leziz idiler. Mağaranın bulunduğu yere varınca önce ayran eşliğinde güzelce gözlemelerimizi yedik. Sonra da tam uzunluğu 3.200m olan mağaraya giriş yaptık. Hani buzzz kesmek deyimi vardır ya mağaraya ilk girdiğiniz anda bunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Beton ile oluşturulmuş ve ışıklandırılmış mağara içi özel parkurda yer yer merdivende çıkarak gezindik. Çeşitli sarkıt, dikit ve mağara yarasaları ile bir ucundan başladığımız turu diğer ucundan çıkıp bir müddet nefeslendikten sonra tekrar geri dönüp tamamladık.
Dönüş yolunda iyi köfte yeme hayali ile bir süre Ahmetbey ilçesini aradık sonunda bulup bir önceki günün aksine nefis bir köfte yedik. Gerçi Hüseyin ve Fatih yedi desek daha doğru olur.
Vee 1,5 günde 622KM yol yaparak bir gezimizi daha geride bıraktık. Resimler her zamanki yerinde.
Bu arada unutmadan haftaya yine yollardayız bu yaz leyleği havada gördük bir kere.