Uy Tirabzon

Bu hafta sonu Yeni Şafak Gazetesi reklam gurubundaki arkadaşların davetlisi olarak Trabzona gezmeye gittik. Gerçi hafta sonu uykusundan olduk ama güzel ve değişik bir gezi oldu. Pazar sabahı 07:00 uçağı ile Trabzona uçtuk. Sabah Zorlu Grand otele yerleşip kahvaltımızı yaptık. Yaklaşık 15 kişilik ağırlıklı olarak reklam veren ve reklam ajansı çalışanlarından oluşan arkadaşlarla kahvaltıdan hemen sonra Maçka ya doğru yola koyulduk. Sümele Manastırını görme aşkı ile vurduk dağdan yukarı yürü yürü bitmez bi yolculuktan sonra manastıra vardık. Büyük bölümü tadilat nedeniyle kapalı, açık bölümlerde ise muhteşem resimlerin gravürlerin üzerine bi güzel kazınmış Türk imzaları görünce üzüldük.

Şehre geri dönüp yemek faslını da bitirdikten sonra Trabzonspor başkanı Nuri Albayrak’ı makamında ziyaret edip çayını içtik. Daha sonra Trabzonsupor - fenerbahçe maçını izlemek üzere stada doğru yola koyulduk. Her nekadar 15 kişilik gurupta Galatasaraylı, Fenerli, Beşiktaşlı taraftarlar da olsa Avni Aker e Trabzonsupor atkılarımızı boyunlara dolayarak girmenin daha akılıca bir fikir olacağı konusunda hemfikirdik. Aramızda birkaç fenerli de vardı hatta bir tanesinin de üzerinde sapsarı bir mont, mecburen montu ters giyerek dolaşmak zorunda kaldı. Vip te yerimizi aldık maçımızı izledik. Gönlüm Trabzonspor’un kazanmasından yana idi tüm tezahüratlara da içten iştirak ettim ama olmadı. Takım sadece kötü oynayarak kaybetmekle kalmadı üzerine bir de yönetim ve başkan bol bol küfür yedi. Bir saat önce beraber çay içtiğiniz bir adama tüm stadın hep bir ağızdan küfür etmesi de kötü bir anı olarak hafızamızda kaldı.

Maçın ardından sağ salim aracımıza atlayıp otelimize döndük. Dinlenmeye geçtik ve ertesi sabah 07:20 uçağı ile İst. geri geldik.

Kısaca değişik bir hafta sonu oldu. Emeği geçen tüm Yeni Şafak camiasına teşekkürler.