Dostlarla Bir Haftasonu
Yazılarım 2 Şubat 2009
Bursa ziyaretleri, yeni arkadaşlıklar ve dostluklar kazandırırken (hatta dest-i izdivaca talip olup Bursalı olan arkadaşımız da oldu çok şükür) bu ziyaretlerin bir süre sonra iadesi de olması gerekiyor. Gelen olmaz ise hep gitmenin de tadı olmaz. Bu gereklilik zaman zaman yerine gelmekte fakat her zaman ajandaya not düşülmemekte. Hoş bir sürprizi de barındırmasını fırsat bilerek en azından bu seferki ziyareti sadece hafızalara değil de net ortamına da taşıyayım dedim.
Birkaç gün öncesinden plan yapıp (ki havasından mıdır suyundan mıdır bilinmez Bursa ahalisinin genelinde bazen çevresel şartların da zorlaması ile tatlı bir plansızlık hali hep vardır) evimizi odamızı ayarladık ve Cumartesi gecesi Bursalı 3 cevval arkadaşı (Ersin, Gamzecan ve Ayhan) fakirhanemizde ağırladık. Ailelerinin bu yazıyı okuma ihtimalinin pek ihtimal dahilinde olmadığını da hesap ederek rahat rahat kimliklerini ve nerede kaldıklarını yazabiliyorum; bu arkadaşlar İstanbul’a yeni kurdukları iş için toplantıya gelmişler (güya) ama toplanılan yerler daha çok muhtelif kafeler ve İstanbul Boğazı üzerindeki Kız Kulesi.
Soğuk bir Cumartesi akşamı Üsküdar sahilinde Kız Kulesi karşısında, boğazın esintisi ile üşüdüğümüz bir anda ortamdakilerin güzelliklerinin yeterince ısıttığı bir aracın bagaj kapısının gölgeliğinde hoş bir sürpriz ile doğum günü kutladık. Üstündeki mumlarla beraber şemsiyelerin de yandığı bir peki ile kutladık 34. yaşımızı. Pek beklenmedik bir zamanda peki dedik üfledik Pekideki mumlara ve exta yanan şemsiyelere. İçime nasıl bir nefes çekti isem şemsiyeyi bile söndürdüm. Hatta Gamzecan dilek tut diye tutturdu tekrar üfletti yeniden yakılan muma. Peki pastası üzerinde yanan mum ve şemsiyelerin ardından gelen hediye ise çok daha hoştu. Bir hafta önce güzelliklerine Bursada sergide şahit olduğum ağaçtan kesme eserlerden bir benzerini bu 3 arkadaş bana hediye ettiler. Umarım el emeği göz nuru bu güzel eseri değerini gerçekten bileceklerden oluruz. Ersin, Gamze, ve Ayhan’a tekrar teşekkürler.
Gecenin kalan kısmını İstanbul un yedi tepesinden biri olan Çamlıca da boÄŸaz ışıklarını da seyrederek geçirdik. Tabi sadece ışık izlemedik okey de oynadık. Skordan, kazanan ve kaybedenlerden çok fazla bahsetmek istemiyorum, kimilerine nazar deÄŸer kimileri de bir daha oynamaz diye isim vermiyorum… Sonrasında gece yarısı sessiz sedasız evimize girdik öyle ki babam bile 4 kiÅŸinin eve girip yatacak yerleri hazırlayıp uyumasını duymadı. Demek ki babamı geceleri tek başına evde bırakmamız gerekiyormuÅŸ.
Pazar sabahı misafirlerimiz ve babam tanıştı, kaynaştı, hobiler konusunda bilgi alışverişi yapıldıktan sonra evden ayrıldık. Üsküdar Madoya inip kahvaltımızı yaptık. Sonrasında sırası ile önce Yeni Valide Cami sonrasında Üsküdarımızın manevi sultanlarından Aziz Mahmut Hüdai Camiini ziyaret ettik, hatta ziyaret arasına cami bitişiğindeki eski orta okulumu bile sığdırdık. Ardından Kız kulesine uzandık. Kah Ersin, kah Ayhan Bol bol deklanşöre basarak anları ölümsüzleştirdik. (Bakınız Foto Galeri de Her Yerden Her Şey) Kısa bir not; uzun süredir ziyarete açık olmasına rağmen tembel bir Üsküdarlı olarak ben de ilk kez Kız Kulesine çıktım. Şu kadarını söyleyeyim öyle uzaktan göründüğü gibi küçük bir yer değil, gayet büyük bir yapı. 2 katı küçük de olsa toplamda 4 katlı bir bina. Genelin aklındaki gibi öyle çok da pahalı değil. Örneğin bir bardak çay 2,5 TL.
Günün sonrasında yemeğimizi Capitolde, çay-kahve keyfimizi de yine Çamlıcanın başka bir tepesindeki O Ağacın Altı restaurantta tamamladıktan sonra tüm misafirlerimizi (Büşra, Esra, Gamzecan, Ersin ve Ayhan) yeniden gelmeleri ümidiyle ite kaka çevreyoluna çıkartıp uğurladık.
ArkadaÅŸlar tekrar bekleriz…
Not: 1-) Neslihan’ın kuzularını arama maksadı ile attığı mesajdan sonra Ayhandan herkesin sağ salim yerlerine ulaştığına dair teslim edildi raporu geldi ve rahat rahat uyudum. Kuzular kurtlara yem olmadan yerlerine vardılar. 2-) Pazartesi günü hafta sonunun etkinliklerini anlattığım çalışma arkadaşlarım da bir pasta alarak doğum günümü iş yerinde kutladılar. Böylece 24 Ocakta Bursa da Neslihan ın sıcak bir ortamda bir dilim pasta ile başlattığı doğum günü etkinlikleri haftası Üsküdar Sahilinden de geçtikten sonra Baran İş Merkezine de sıçradı ve kocaman bir pasta ile son buldu, şimdilik…
Bu yazıyı yazdıktan 24 saat sonra 4. kutlamayı da kardeÅŸlerim ile yaptım. 4. kutlama 4. pasta ve en büyük olanı onlarınki oldu. Hepiniz çok yaÅŸayın emi…
2 Şubat 2009 23:33 sularında
Bizi İstanbulda ağırlayan Hızır abiye teÅŸekkür ederiz. Gerçekten daha öncede birkaç sefer İstanbula gittim ama Hızır abinin misafirperverliÄŸi herÅŸeyin önünde…
Yazısı da çok güzel olmuÅŸ patos (Patso) kısmını atlamış Ayhan ve ben dev patates dağını öldürdük orada. İstanbulla tekrar daha güneÅŸli bir günde güzel bir ekiple (en azından gamze)görüşmek üzere…
2 Şubat 2009 23:39 sularında
Slm Hızır abicim:)
Sen bu yazılara tarihe mini bir çentik koymak diyorsun ama sadece o kadar değil.. okudukça tekrar yaşattın o iki güzel günü bana.. çok keyifli bir geziydi; her şey için tekrar teşekkürler..
iyi ki varsın abicim:)
şimdi sıra sende; Bursalılar olarak seni beklemekteyiz..
3 Şubat 2009 23:06 sularında
Bize evinin kapılarını açıp misafir eden ve İstanbul’da tatlı bir haftasonu hediye eden Hızır abimize sonsuz teÅŸekkürler, saygılar, sevgiler… Aziz dostum Ersin ve benim için okey tarihine kara cumartesi olarak kazınan o geceye raÄŸmen herÅŸey çok güzeldi. Talihsiz günümüze denk geldi yoksa… taÅŸ tek domino garanti
5 Şubat 2009 20:46 sularında
Sevgili Hızır abi öncelikle doğum günün kutlu olsun bu arada unuttuğumuz için kusura bakma ne olur.
Yazın gerçekten çok başarılı olmuş, okurken çok keyif aldım.
Sevgilerle..
7 Şubat 2009 22:50 sularında
Kız Kulesine gitmek için benim ol(a)madığım bir geziyi seçen tüm arkadaÅŸlarıma ve kuzulara buradan kucak dolusu sevgilerimi (yok pardon sitem olacaktı o “s”ler karıştı) yolluyor Kız Kulesi ve adalar ÅŸarkısını nazik ruhuma sessizce armaÄŸan ediyorum
20 Şubat 2009 22:36 sularında
Demirhisar garip, Demirhisar mahzun, seni böyle bükükmü görecektik gurbettekikler İstanbul aÄŸiziyla konuÅŸuyor ve hareket ediyor kız kulesinden bilmem neresinden kopelya mahzun, cazi daÄŸi yasli, hora daÄŸi yalnizliÄŸa terk edilmiÅŸ, aÄŸla perkam belki feryatini duyarlarda sesine kulak verirler gurbet kuÅŸlari sana sahip çikarlar…