Hem Nikâh törenine gidelim hem tatil yapalım dedik organizasyonu yaptık kardeş ile Cumartesi sabahı erkenden düştük yola. İlk hedef Bursa. Otogarda çoğu zaman olduğu gibi yine Neslişah karşımızda bizi beklemekte. Bir süre sonra ulaşım ve konaklama sponsorumuz aynı zamanda da şoförümüz Ersin yanında güzel muavini Gamze ile otoparka giriş yaptılar. Beklemeden kahvaltı için hemen şehir merkezine ulaştık. Kahvaltıdan sonra Esra ve Musab efendinin nikâhı için ön hazırlıklar (giyim kuşam) yapılır. Büyükçe bir salonda Nikâh kıyılır ve esaretlik devlet resmiyeti ile belgelenir. Sonrasında güzel ve ferah bir bahçede geniş geniş takı töreni de yapılır. Onlar erdi muradına biz gidelim yemek yemeye.
Nikâh ardından Neslişahın devam eden organizasyonuna ayak uydurarak önce Tophane sırtlarından Bursayı izledik, ardından da güzel bir mekânda isteyenin İskender isteyenin de pideli köfte yiyebildiği (bunlardan başka seçeneğin de olmadığı) leziz bir yemeği de aradan çıkardık. Sonra doğruca bir kafede çayımızı kahvemizi yudumlarken güneşi batırmaya gittik. Güneş battı taze evli çiftimiz de bir süreliğine bize katıldı sonrasında ise mutlu mesut vedalaşıp bizden ayrıldılar. Biz de yolumuza gittik. Gece her zamanki gibi Ersinlerde film izleme pozisyonunda başlayıp yarım saat sonra uykuya yenik düşülerek bitti.

Ertesi gün İnkaya mevkiinde Yeşil Vadi adlı bir tesiste açık havada kahvaltımızı edip biraz da falla, salıncakla vakit öldürdükten sonra 4 arkadaş düştük tatil mekanımızın yoluna. Yolda Ersin ile Ayhan’ın kopya aş. olarak kurulan ilk şirketlerinin lise maceralarını dinlerken neredeyse Yalovaya varacaktık ki ancak yanlış yolda olduğumuzu anlayabildik. Orası burası derken saat 16:00 gibi Armutlu sahillerine ulaşabildik. Güneşi ve günü kaçırmama adına hemen odamıza yerleşip sahile indik denize daldık. Oradan çıktık doğru havuza. Sonra akşam yemeği derken Ersinin dahiyane fikri ile akşam vakti beach voley olayına dalıyoruz. Bizim Beytu Ersin ile bir takım Ayhan ile ben diğer takım güneşin batışı ile maçımız başlıyor. İlk iki set berabere biterken son sette gecenin karanlığını da arkasına alan rakip çok fazla çamura yatınca maçı kaybetmek zorunda kaldık.
O akşam Bursa ahalisine veda ettik, ertesi gün ajanstan finans sorumlumuz Kamil ve mini ailesini ağırladık. Sonraki 3 günümüz aynı rutinde devam etti. Sabah kahvaltı ardından deniz, öğlende yemek ardından deniz ve dinlenme, saat 18:00 – 19:30 arası havuz keyfi ardından yemek akşam odalar önündeki bahçemizde çay sefası ve güzel bir havada mis gibi bir uyku.
Tabi benim tatilde en çok aklımda kalan minik Sena oldu. Dünya tatlısı 4 yaşındaki bu ufaklık ile tatilin 2. Akşamı havuzda tanıştık. Havuza atlarken beni izlediğini fark ettim bir süre sonra yanıma geldi ve bir daha atlasanaaa deyince isteğini kıramadım. Bu böyle bi dahalar bi dahalar ben bayağı bir yoruluncaya kadar devam etti. Sonrası günlerde akşam havuz saatlerinde hep birlikte yüzdük eğlendik. 4 yaşında ama 2 metrelik derinlikte kolluklar ile korkusuzca yüzebiliyor hatta dalabiliyor da. Bu tatilden aklımda en çok kalan şey bu tatlı kızın benimle sohbetleri ve muhteşem gülümsemesi oldu. Bu güzel gülümsemeyi kaydetmemek olmazdı.

Senayı çok ama çok özleyeceğimi söylemek isterim.